Pankreas Kanseri


Pankreas kanseri, karın en arka bölümünde yerleşmiş, yaklaşık 15 cm uzunluğunda, mide, onikiparmak bağırsağı (duodenum) ve kalın bağırsakla (kolon) ön yüzü tümüyle kapatılmış bir organdır. Birçok önemli görevi olmakla birlikte, alınan gıdaların sindiriminde ve kan şekerinin dengede tutulmasında önemli rol oynamaktadır. Pankreas kanserleri organın her bölgesinden gelişmekle birlikte en sık baş bölgesinden gelişmektedir. Yine en sık salgı yapan hücrelerden köken alırlar ve adenokanser olarak adlandırılırlar.

Pankreas kanseri, teşhisi ve tedavisi zor bir kanser olup, dünyada en ölümcül dördüncü kanser sayılmaktadır. Modern yöntemlere rağmen henüz etkili bir ilaç tedavisi geliştirilemeyen pankreas kanserine ancak cerrahi yöntemler ile müdahale edilebilmektedir. Genellikle hızlı yayılım gösteren hastalık daha çok 60 yaş sonrası görülmekte ve pankreas kanserinde erken teşhis ise hastalığın tedavisi için en önemli faktör olarak kabul edilmektedir. Pankreas kanseri erken evrede teşhis edildiğinde özellikle Whipple ameliyatı ile başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir.


Risk Faktörleri

Hastalığın sebebi bilinmemekle birlikte sigara içenlerde ve şişman bireylerde daha sık görülür. Hastaların hemen hemen %30’unda pankreas kanserinin nedeni sigara kullanımıdır. Erişkin tip şeker hastalığına bağlı pankreas kanseri tartışmalıdır. Çok az sayıda hastada soya çekim ile pankreas kanseri gelişebilir. Pankreas kanseri erkeklerde kadınlardan daha sık görülmekte olup risk yaşla birlikte artar. Ortalama yaş erkeklerde 63, kadınlarda ise 67’dir.