Karaciğer Kisti

Güncelleme tarihi: 25 Eki 2020


Karaciğer kisti karaciğerin selim hastalıklarından en yaygın görülenidir. Kadınlarda daha sık görülür ve görülme sıklığı yaşla birlikte artar. Çoğu zaman bulgu vermez. Semptomlar doğrudan kistin boyutu ya da çevre dokulara yaptığı bası ile ilişkilidir. Buna göre sıklıkla abdominal ağrı, palpe edilebilen abdominal kitle, bulantı, kusma, dispne, yorgunluk, çabuk doygunluk hissi, kolestaz ve sarılık belirti ve bulguları görülebilir.

Karaciğer kisti, içleri seröz sıvı ile dolu, karaciğer içindeki safra kanalları ile ilişkisi olmayan, kistik lezyonlardır. Çapları birkaç mm olabileceği gibi 20 cm ve üzeri çaplara ulaşabilir. Kistler tek boşlukludur ve kist içinde ayrı cepler oluşturacak perdeler (septasyon) yoktur.  Kist içi sıvı berraktır ancak kist içi kanama olduğunda kist sıvısı kanlı olabilir. Kist sıvısında su ve elektrolitler bulunur, safra ya da bilirubin bulunmaz.

Laboratuvar bulguları genel olarak normaldir. Karaciğer fonksiyon testleri normaldir. Tanı koydurmada en etkin görüntüleme yöntemi US’dir.  US’de keskin sınırlı, sirküler ya da oval, tümüyle anekoik ve güçlü posterior duvar ekosu olan kitle biçiminde izlenir. Eğer yapılırsa BT’de keskin sınırlı, homojen ve hipodens lezyon görülür. Manyetik rezonans görüntülemede (MR) ise T1 serilerde düşük, T2 serilerde yüksek sinyal veren lezyon saptanır ve bu sinyal özelliği kontrast enjeksiyonundan etkilenmez.

Tedavi sadece semptomatik olgularda gereklidir. Klasik olarak önerilen tedavi yöntemleri perkütan aspirasyon ve sklerozan madde enjeksiyonu, laparoskopik  fenestrasyon ve karaciğer rezeksiyonudur.


Karaciğer Kisti Hidatiği (Hidatik Kist)

Hidatik kist bir tür parazitin oluşturduğu bir hastalıktır. Halk arasında “köpek kisti” diye de bilinir. Hastalığın etkeni, Echinococcus granulosus adı verilen bir parazittir. Bu parazitin esas kaynağı köpek, kurt, tilki gibi et yiyen hayvanlardır. Ancak, sıklıkla köpeklerdir. Parazit köpeklerin ince barsaklarında yaşar. Hastalık köpek dışkısı ile atılan yumurtalar ile insana bulaşır. Köpek dışkısı ile atılan yumurtalar çok dayanıklıdır, toprakta ve soğukta bir yıl kadar canlı kalabilirler. Dışkıyla atılan yumurtalar hayvanların ayakları, arazi eğimi, rüzgar ve yağmurla yayılırlar. İnsanlar bu yumurtaları çiğ tüketilen ve iyi yıkanmamış meyve ve sebzelerden, kirli içme sularından alırlar. İnsandan başka koyun, keçi, sığır ve manda gibi otla beslenen hayvanlar da yumurtaları alarak hastalanırlar. Alınan bu yumurtalar, barsaklarda açılarak barsak duvarını geçer, kan ve lenf yoluyla öncelik sırasıyla karaciğer, akciğer ve diğer organlara yerleşerek kist formunda yaşamlarını sürdürürler. Hastalığın başlarında kistin küçük olduğu dönemlerde uzun yıllar boyunca belirtisiz seyredebilir. Fakat kist büyüdükçe, bulunduğu bölgeye ve oluşturduğu basıya göre belirtiler ortaya çıkar.  Kistler en sık karaciğer ve akciğerlerde görülürler. Daha az sıklıkla akciğer, karın içi diğer organlar ve beyinde bile görülebilir. Olay nerede olursa olsun , parazitin yerleştiği yerde giderek büyüyen içi basınçlı bir sıvı ile dolu kist oluşur.

Karaciğer kisti hidatiği hastalığının özgün bir şikayeti yoktur. Kist karaciğerde bir ya da birden fazla olabilir. Küçük kistler genellikle şikayet nedeni olmaz. Hastalık genellikle başka nedenlerle yapılan görüntülemelerde ortaya çıkar. Daha büyük kistler ise karın sağ tarafta ağrı dolgunluk hissi gibi şikayetler ile ortaya çıkarır. Bulantı, kusma ve bazen kaşıntı, sarılık gibi belirti görülür. Akciğer tutulumunda solunum sıkıntısı, öksürük, ağızdan kan gelmesi ve göğüs ağrısı olabilir.

Hastalığın standart tedavisi cerrahidir. Cerrahi yöntem ise, kistin büyüklüğü, karaciğerdeki yeri, sayısı, komplikasyon olup olmaması gibi değişkenlere göre belirlenir. Uygun vakalarda Ultrason veya tomografi eşliğinde kistin kalınca bir iğne yardımı ile boşaltılması ve beraberinde kullanılan antibioterapi tedavi edici olabilir.


Hastalıktan korunmak için;

* Köpek ve kedilere çiğ et verilmemelidir.

* Kişisel temizlik kurallarına dikkat edilmeli, içme ve kullanma suları temiz olmalı, çiğ yenen sebze ve meyveler bol su ile iyice yıkandıktan sonra tüketilmelidir.

* Kesilen veya ölen hayvanların kist bulunduran organları köpeklerin ve diğer etçil hayvanların ulaşamayacağı şekilde gömülerek bertaraf edilmelidir. Özellikle kurban bayramlarında bu hususlara daha çok dikkat edilmelidir.

* Köpekler yılda dört kez iç parazitlere karşı ilaçlanmalıdır.

* Köpekler gezdirilirken etrafa dışkılamaları halinde dışkıları alınarak poşete konulmalı, ağzı bağlandıktan sonra çöpe atılmalıdır.

* Parazit mücadelesi yapılmadan serbest dolaşan köpeklerin okşanması ve sevilmesi sırasında parazit yumurtaları ellere geçebilir. Bu şekilde kirlenen ellerin yıkanmadan ağza götürülmesi ile parazitin yumurtası alınır. Bu nedenle, özellikle çocukların köpeklerle temasından sonra ellerini bol su ve sabunla yıkamaları sağlanmalıdır.

Operasyon hakkında daha detaylı bilgi almak için burayı tıklayıp bize ulaşabilir ya da kliniğimizi ziyaret edebilirsiniz.

23 görüntüleme

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör